17 yaşındaki Dilara hastalıktan değil fakirlikten öldü

17 yaşındaki Dilara hastalıktan değil fakirlikten öldü
Önceki gün şeker komasına girdikten sonra hayatını kaybeden ve Türkiye'yi yasa boğan 17 yaşındaki Dilara'nın ölümüyle ilgili acı gerçek ortaya çıktı.24.10.2018 14:32

Şeker komasına girerek önceki gün hayatını kaybeden 17 yaşındaki Dilara Kilcioğlu'nun ardından, genç kızın doktoru olduğu öğrenilen Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu, sosyal medya hesabından açıklama yaparak, genç kızın ölümüyle ilgili acı gerçeği paylaştı. Prof. Dr. Arslanoğlu, Dilara'nın Zonguldak'ta yaşayan ailesinin maddi imkânsızlıklar nedeniyle kendisini kontrole getiremediğini belirterek üzüntüsünü ifade etti, Türkiye'yi ağlattı...

Suriyeliler ücretsiz tedavi görürken ..

17 yaşındaki Dilara hastalıktan değil fakirlikten öldü

Devrek’in Eğerci köyünde yaşayan lise öğrencisi Dilara Kilcioğlu, bir süredir diyabet rahatsızlığı nedeniyle Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde tedavi görüyordu. Önceki gün gece evinde rahatsızlanan ve şeker komasına girdiği tespit edilen Dilara Kilcioğlu, kaldırıldığı Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde hayatını kaybetti. Dilara Kilcioğlu, dün öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası aile mezarlığında toprağa verilirken Kilcioğlu’nun ölümü yakınlarını yasa boğdu.

İÇİM ACIYARAK PAYLAŞIYORUM

Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Dilara Kilcioğlu’nun kendi hastası olduğunu söyledi.

17 yaşındaki Dilara hastalıktan değil fakirlikten öldü

Dilara’nın ölüm haberini üzüntüyle öğrendiğini ifade eden Prof. Dr. Arslanoğlu, genç kızın maddi imkansızlık nedeniyle kontrollerine gelemediğini belirterek, herkesi ağlatan şu açıklamayı yaptı:

“İçim acıyarak paylaşıyorum. Evet, bizim hastamızdı. Ama evet, bir yıldan fazladır görmüyorduk. Ama altın kalpli bir babacığı vardı ve anneciği. İster miydi onlar kontrolleri aksatmayı. Ama kolay mıydı iki kızı (ikisi de diyabet) okutmak, büyütmek, evermek, üretken bir vatandaş yapmak. O babanın ve annenin çocuk gözleri, çökmüş omuzları. Ablanın gölge düşen gelinlik hayalleri. İnanamıyorum, inanmak zorundayım. Türkiye’nin gerçeği. İsveç’te yüzde 95 sensör kullanırken, bizde yüzde kaç yol parasından kontrole gidemiyor? Ben yazdım, yazdım, yazdım. Daha öğreneli 15 dakika oldu. Bilmiyorum iyi mi ettim? Doğru mu dedim? Şimdi gidip ağlamak istiyorum.”

Diğer GÜNDEM haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.