30.Sanat Yılı Sergisine davetlisiniz !

30.Sanat Yılı Sergisine davetlisiniz !
Doğu’nun Picasso’su olarak ünlenen Haydar Ekinek,yağlıboya tablolarında fırça kullanmıyor..12.01.2016 15:56

Resimleri ile duyulmaya başladığı ilk dönemlerde, resim yeteneğini fark edenlerin ilgisini sanatçının tuval üzerinde fırça yerine çivi kullanması dikkat çekti. Haydar Ekinek bununla kendisini kabul ettiren bir tarz yakaladı.

Ressam, resim çevrelerinde çivi tekniği ile tuvaline yansıttığı somut hatta aşırı soğuk çizgilerin soyut ve yumuşak figürlere dönüşmesi, tarihsel figürlerin günümüzde belirivermeleri ve doğanın yumuşak dokusu içinde pek yan yana gelmeyen renklerin umulmadık karşılaşmaları hatta bazen çarpışmaları ile konuşulmaktadır. Sanatçının resimlerinde modern olanın ötesine geçme çabasının soyut yorumu, tarih ve doğa başlıca konularıdır.



Amacı günümüzü, tarihi ya da doğayı yaşamak, açıklamak ya da anlatmak olmayan Ekinek'in çağdaş yaşamla, tarihle ve doğayla kurduğu ilişki yaşamın, tarihin ve doğanın duygularda bıraktığı izleri sürmektir. Bunu yaparken her halükarda insanın yaşama, tarihe en kalıcı eser olarak bıraktığı yazının ilk formu yani çivi yazısı ona ilham olmakla ve her bir çivi anlatılacak bir öyküye duygu yüklemektedir.



Bir Urartu kralı asasıyla mekanik çerçeveye sığamam diye haykırmakta, Hititli bir soylu her an yanı başımızda evlerimizi çevrelediğimiz demir parmaklıkların ardına gizlenmekte, bereketin sembolü olarak ortaya çıkan boğa figürü Ekinek'in tuvalinde teknolojinin aman vermez soğukluğunu sorgulamaktadır. Geometrik şekiller yaşamın her alanında sanki doğalmış izlenimi ile yumuşak renklere bürünmekte, şekillerin arasından çıkacak figürler gelecekte tarih olacakları bilinciyle adeta sırlarını beklemektedirler. Aynı şekilde bir kedini gözleri, atın dörtnala gidişi, kadının zengin renklerle belirişi, mekanik çerçevelerin, demir parmaklıkların ve teknolojinin alternatiflerine ışık tutmaktadır.