AKP medyası kaynıyor

AKP medyası kaynıyor
Erdoğancı medya ile Davutoğlucu medya arasındaki kavga gün be gün daha da şiddetleniyor.02.02.2017 12:30

Erdoğancı medya ile Davutoğlucu medya arasındaki kavga gün be gün daha da şiddetleniyor.

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'na yakınlığıyla bilinen Karar gazetesinde, Etyen Mahçupyan dış politika üzerinden eleştirilerini sürdürürken, gazetenin bir diğer yazarı Elif Çakır ise ABD Başkanı Trump’a ses çıkarılmadığını belirtip eleştirilerini yöneltti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanı Akif Beki de Hürriyet’teki yazısında Trump’ı öven AKP’lilere sert çıktı. Star gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı uyararak 7 Haziran’da meydanlarda “Başkanlık kampanyası” yürütmesinin pozitif etki yapmadığını hatırlattı. Yeni Şafak gazetesi yazarı Hayrettin Karaman ise “çürükleri” tasfiye ederken “düşmana” fırsat vermemek gerektiğini yazdı.

“DIŞ POLİTİKADA YAŞANAN AÇMAZ”

AKP’ye sık sık eleştiriler yönelten Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan bu kez dış politikayı ele aldı. “Siyasette temel kural kendi gücünüzün nerede, hangi durumda ve kime karşı ne kadar etkili olduğunu doğru saptamaktan geçiyor” diyen Mahçupyan şunları yazdı:

“Türkiye Kürt meselesinde otuz yıl boyunca yürüttüğü ‘muğlaklık ve erteleme’ stratejisinin bedelini bugün dış politikada yaşanan açmazla ödüyor. Kürtlerle eşit olmayı kabullenmemenin karşılığında Ortadoğu’daki Osmanlı mirasının geçmişe terk edilme ihtimali ile yüzleşiliyor…”

“İSLAM DÜNYASININ ANLAŞILMAZ SESSİZLİĞİ”

Karar gazetesi yazarı Elif Çakır “İyi ki Karar gazetesi var” AKP medyasının Trump sessizliğine işare tti.

Elif Çakır şunları yazdı:

 “İyi ki Karar gazetesi var: Trump her gün Müslümanlara karşı inşa etmeye başladığı ‘nefret duvarına’ tuğla üstüne tuğla koyarken İslam dünyasının anlaşılmaz sessizliğine karşın bu pervasızlığa insani olarak karşı çıkıp, mazlumların sesine ses olabildiği için...

İyi ki Karar gazetesi var. İyi ki...”

“MİLLİCİYDİLER, ŞİMDİ FANATİK TRUMP’ÇI KESİLDİLER”

Bir Trump eleştirisi de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eski danışmanı Akif Beki’den geldi. Hürriyet gazetesi yazarı Akif Beki, “Trump onlara güzel, ne yapsa gözlerinde çirkinleşmiyor” diyerek Trump’ı öven AKP’lilere sert çıktı. “Derdi dünyayı gerdi; bizdeki sevdalıları ‘Trump da Trump’ diyor, bu ne felaket demiyor” diyen Akif Beki şunları yazdı:

“Düne kadar bağımsız dış politikadan yanaydılar, anti-Amerikancıydılar, milliciydiler, şimdi fanatik Trump’çı kesildiler. ABD’yi ‘üst akıl’lıktan istifa ettirip, oyunlarından bizi kurtardığı için mi? ‘Üst akıl’ı, vasatın altında bir akla gerilettiği için mi? Amerikan rüyasını bitirdiği için mi? Hiçbirinden değil. Tersine... Trump’ı, Obama’nın reddettiği kurtarıcı rolüne yakıştırdıkları için bu sevgileri.”

“CUMHURBAŞKANI’NIN MEYDANLARDA OLMASI POZİTİF ETKİ YAPMAMIŞTI”

Star gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren de referanduma dikkat çekip “evet” oylarının kritik durumunu ele aldı. Bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a uyarılarda bulunan Taşgetiren özetle şunları yazdı:

“Belli ki henüz gönüller rahat değil. Belki de bu kaygılar ‘Ak Parti kurmayları’nı ‘Ya ‘evet’ çıkmazsa’ gibi bir ihtimali ve ‘B planı’nı dikkate almaya sevk ediyor.

‘Sayın Cumhurbaşkanı meydanlara çıkarsa...’ ifadeleri de ‘Evetler’ için doping olabilir umudu çerçevesinde seslendiriliyor. Şöyle bir kaygıyı görmezden gelmemek lazım: Tartışmanın bir boyutu Cumhurbaşkanı’nın tarafsızlığı ekseninde yürüyecek, görüntü bu olguyu nasıl etkileyecek? 7 Haziran öncesinde Cumhurbaşkanı’nın meydanlarda ‘Başkanlık kampanyası’ yürütmesi pozitif etki yapmadı mesela. Ben ‘7 Haziran - 1 Kasım farkı’ başlıklı yazımda asıl referandumdan hayır çıkma ihtimalini ‘alarm niteliğinde’ gördüğümü belirttim.”

“İKTİDARA ZARAR VE DÜŞMANA FIRSAT VERMEMEK”


Yeni Şafak gazetesi yazarı Hayrettin Karaman ise köşeleri üzerinden ya da kamuoyu önünde birbirine giren AKP’nin kalemlerini uyardı. Karaman “Bir ülke milyonlarca personel ile yönetiliyor. Ülkenin genel ahlakını göz önüne alırsak bu milyonların içinde (üst düzeyde, ortada, altta) çürüklerin olmaması mümkün değildir” dedi. Karaman yazısını şöyle sonlandırdı: “Bu durumda iyi niyetli ve insaflı insanlara düşen vazife, bir yandan iyileri çoğaltmak, kötüleri tasfiye etmek için çalışmak, diğer yandan bunu da yaparken genel olarak başarılı ve hayırlı olan bir iktidara zarar ve düşmana fırsat vermemek, ortada başka bir gemi yok iken, gemiyi daha iyi yönetecek bir heyet de mevcut değil iken denizin ortasında geminin altını oymamaktır.”

Diğer MEDYA haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.