Turnalı CHP'den aday adayı oldu

Turnalı CHP'den aday adayı oldu
Romanların CHP İstanbul İl teşkilatındaki temsilcisi Bahattin Turnalı CHP’den Milletvekili aday adayı oldu. 16.05.2018 11:48



Romanların CHP İstanbul  İl teşkilatındaki temsilcisi CHP’den Milletvekili aday adayı oldu. İstanbul 2. Bölgeden CHP milletvekili aday adayı olduğu öğrenilen Bahattin Turnalı’nın Şişli Belediyesi Başkan Danışmanı Metin Salih Şentürk ile birlikte TV’de ‘’Toplum Konuşuyor’’ programları yapıyor.

İstanbul kulislerinde bomba etkisi yaratan bir haber gündeme geldi. CHP İl Başkan Yardımcısı Bahattin Turnalı, CHP'den milletvekili aday adayı oldu. Turnalı daha önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu 8 Nisan Dünya Romanlar gününde misafir etmişti.

Bahattin Turnalı,  seçim açıklamasından  birkaç  ay önce aday olacağının sinyallerini vermiş ve "Şu an İstanbul'da bazı şeylerde seçim seçeneği bile konuşuluyor" açıklamasını yapmıştı.



 Neden CHP? denildiğinde ;

Sosyal demokrat ve halkçı yaklaşımıyla tüm inanç ve düşünce özgürlüklerine ev sahipliği yapan ve bu yapıları özüne zarar vermeden - verdirmeden savunan ve daima katılımcı demokrasiyi savunan uygulayan bir siyasi kurum olduğu için Cumhuriyet Halk Partisi. Hemen somut örnek verecek olursak; Cumhuriyetimizin 92'nci yılında, Roman yurttaşların yani bizlerin gönlünde benliğinde bir nakış oluşturmuştur. Bilirsiniz nakış kelimesi ne kadar sade bir kelime olsada Anadolu’muzun bu toprakların emeğini umudunu beklentilerini hayallerini geleceklerini geçmişlerini yansıtır. Genç kızlarımızın gözlerinin bir bakıma feridir, erkeklerimizin namusudur. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin biz Romanlara işlediği nakış da budur ve eş anlamlıdır. 2010 yılında AKP hükümetinin yaptığı, altı boş olan 'Roman Açılımı'nın sadece "yaptık mı yaptık" demelerinden dolayı Romanların yoğun yaşadığı bölgelerde hala sorunlar olduğu gibi duruyor. Ve bu minvalde Türkiye’de yaşayan yaklaşık 6 milyon ila 7,5 milyon Roman (Çingene) nüfusa TBMM’de temsil yetkisi vererek bu süreci taçlandıran Cumhuriyet Halk Partisi, bu sürecin devamını getirerek ülkenin görünmeyen yüzü olan Roman yurttaşları parti politikalarıyla d,a siyasi alanda da destekleyecektir, işte bu yüzden CHP...

Bir Roman aktivist olarak CHP'deki yerinizi ve mücadelenizi nasıl tarif ediyorsunuz?
Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktivist kimliği ile bulunmak gerçekten büyük bir avantaj, çünkü parti gücünü halktan halkın kendisinden alıyor. Bu durumda ben de sahayı zemini tanıyan biri olduğum için mücadelemiz parti içinde kolaylaşıyor, daha rahat söz hakkımız oluyor, taban örgütlerinin çalışmalarıyla birlikte tavana kadar ulaşabiliyorum. Aslında bence en önemlisi de bu; ulaşılabilir olmak. Böylece yerel ve genel yönetimlerde sorunlar görünür kılınıyor. Mücadele etmenin keyfi de bu zaten.

Roman yurttaşların sıkıntı her seçim döneminde dillendiriliyor. Siz nasıl sıralıyorsunuz Romanların sorunlarını?

Romanların sorunları, her seçim döneminde evet, dillendiriliyor fakat siyasi partilerin görmek istediği sorunlar bunlar ya da işine geldiği kadarıyla olan sorununu dillendiriyor. Aslında onların da toplumun tamamını kucaklayacak politikaları oluşturacak ekiplerinin olmayışıdır bu bence. Örneğin kırılgan gruplar için ayrı bir politika öneren siyasi kurum yok. Hep yüzeysel ve toplumun genelinin meydanlardaki sorunlarının çözüme ulaşılması ile alakalı dile getiriliyor, oysa arka sokaklardaki sorunlar çok başka...

Bir kere Romanların ayrımcılık gibi bir sorunu var ki mübarek, bir yapışınca gitmek bilmiyor, tabii ki bunun gitmesi için de hiçbir otorite üstüne düşeni yapmıyor. Alt yapısını ayrımcılığın oluşturduğu birçok sorunla aslında Romanlar kendi kendine boğuşuyor. En acısı da ne biliyor musunuz; Romanlar ve Roman gibi yaşayan gruplar daha erken yaşlarda önyargılara ve ayrımcılığa maruz kalıyor. Bunu ilkokulda aynı sırayı paylaştığı sınıf arkadaşı ve onun ailesiyle daha da derinlemesine yaşıyor.

Romanların yoğun yaşadığı mahallelerin de durumu ortada. Yerel yönetimlerin sorumsuzluğu, yerelde siyasi katılımın olmaması mahalleyle köprü kurularak mahalleye girme olanaklarını ortadan kaldırıyor ama neyse ki son dönemde Roman dernekleri köprü kurulmasına destek veriyor, alan açıyor ama çalışacak insan hala lazım. Dolayısıyla Romanların yaşadığı sorunlar aslında hep içiçe geçmiş; eğitim, sağlık, istihdam, barınma, ayrımcılık, önyargı, sosyal hayata entegrasyon, hukuka erişim gibi konu başlıklarıyla sorunları sıralaya bilirim. Neyse ki bizim sesimizi soluğumuzu anlayan bu aralar çok insan olacaktır, çünkü şu an güzelim ülkemizde herkes dezavantajlı, herkes hukuka erişimde sıkıntı çekiyor, herkes işsiz, bizim kadar olmasa da herkes eğitimsiz, herkese ayrımcı gözle bakılıyor, "tek tip makul vatandaş" profili oluşturuluyor. Bizim böyle bir oluşuma zemin hazırlamamız mümkün değil. Özgürlük demokrasi gibi insan olmanın verdiği hakları sonuna kadar kullanmak istiyoruz, mücadelemiz büyük...

Milletvekili olduğunuzda, bu konuda TBMM'de neler talep edeceksiniz?
Öncelikle bu topraklar bende çok şey uyandırır, ailem Cumhuriyetimizden eskidir İstanbul’da, bir kısmı da mübadele ile gelmiş Türkiye’ye, hasretimiz, üzüntümüz, şarkılarımız, oyunlarımız, gözyaşlarımız var burada. Bu sebeple insana dair, Cumhuriyetimize dair karar verenlerden olursak, Meclis'e girmek nasip olursa, toplumun ülkenin devletin ve en önemlisi insanın hayatına dokunan, insanca yaşamanın mümkün olduğu her şeyi toplumsal birliktelik çatısı altında kalemimin son mürekkebine, sesimin-soluğumun sonuna kadar talep edeceğim.
Roman mahalleri dönüştürüldü, dönüştürülüyor. Kentin organik parçası olan Romanlar, şehir dışına adeta sürülüyor. Ne yaşıyor şu an bu 'dönüştürülen' mahallelerdeki insanlar? Meclis'e girerseniz, bu konudaki çözüm öneriniz ne olacak?

Roman mahallelerinin ortak kaderidir bu dönüşüm hikayeleri... Sulukule ile görünürlüğü arttı ama bu sorun aslında Sulukule'den de eski. Günümüzde ne kadar çok mağdur edilse de Romanlar, bu mağduriyetlerinden ders çıkaramadan daha sert yaptırım ve uygulamalarla karşı karşıya geliyor. Dönüşüme uğrayan mahalleler aslında dönüşmüyor, insanlar yerlerinden, yurtlarından ve hatta kendilerinden kopartılıyor. Çünkü dönüşüm dedikleri; hikayeleri kendi kafalarında oluşturdukları, bu insanların hayatlarını dizayn etmeye yönelik yaptıkları planlar. Ve yaptıkları planlarla, bu insanları şehrin ve sosyal hayatın merkezinden göndermek gibi hedefleri var, bunca yıldır yaptıkları bu söylemin altını fazlasıyla dolduruyor. Yerlerinden edilen Romanlar eskisinden çok daha zor koşullarda barınmaya ve diğer insani ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar.

Hukukun üstünlüğüne ve uygulayıcıların yükümlülüğüne inanan, güvenen biri olarak yasalarla ve kanunlarla kendimizi ve yarınlarımızı koruma altına alacağım, çünkü biz bu ülkenin yarınlarına aşığız...





Diğer POLİTİKA haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.