PARAN KADAR ADAYSIN !


Siyasi partilerde aday adaylığı yarışı başladı. Bize anlatılanları yazmaya başlasak emin olun kıyamet kopacak.

Partilerin alt yapısından gelen, kademe kademe kendisine verilen görevleri yerine getiren, millet sıcacık yatağından çıkmaya üşenirken afiş asan, bayraklama yapan, kara kışa soğuğa aldırmadan aç susuz koşturanlar fillerin tepişmesini ibretle takip ediyor.

Paran kadar adaysın!

Paran kadar siyasetçisin.

Aday adaylığını açıklarken önce siyasi meslek haline getirenler cebine bakıyor. Oradan bir şey çıkmıyorsa yandın bittin! Ağzınla kuş tutsan ne çare!

Paran var mı? En kral adam sensin! Piyasayı arpaladınmı vekilliğe en layık adamsın!

Paran kısıtlı, imkanların sınırlı mı? Ne işin var siyasette! Git parti önderlerinin sana verdiği görevleri yerine getir. Koş, koştur işin hamaliye bölümü sana yakışır!

Adam var kuş sütü bile bulunan sofralar dayar döşer, bir kişiyi değil yönetimleri ağırlar!

Adam var elinde bir kutu tatlı ziyaretini doğrudan partiye yapar!

Ekşiyen suratlar huzurunda boynunu büker!


İncinen gururunu onarmak için dakikalarca kendi kendini yer!

Adam var ayak üstüne ayak atar oturduğu sandalyeye koltuğa yayılır, pişkin bir yüzle daha önce çok anlattığı ama bazen paranın da açamadığı kapıyı bir kez daha açmaya çalışır. Para ile merdiven çok!

Basamakları tırmanmak için cebinin kabarık olması ona göre yeterlidir. Yetmezse değişik yollar ve yöntemlerde denenir. Siyasette ne de olsa her yol mühaptır, her yol mutlaka Ankara’ya çıkmalıdır.

Ankara , Ankara güzel Ankara!

Ankara Ankara bahtı kara!

Ne hikayeler geliyor! Yazacağız sıra ile fabrika değişimlerinden doğan ortaklıklar, bir seçim önce telefonuna bile bakmadığın adayla Ulusal (!) politikalar belirlemeler!

İlçe yöneticilerine süslü-püslü sofralar kurmalar!


Sarmalar sarmalamalar!


Ne diyelim böyle gelmiş böyle gidiyor! Paran var mı adamsın, paran var mı adaysın!

Yoksa!

Siyaset yapamazsın!

Devir değişti! Parası olmayan avam parası olan kral!

Şu sözü çok tutarım!

Çingeneyi (aman çingene kardeşlerim alınmasın öyle demişler) paşa yapmışlar önce babasını asmış!

Bunlar asmaya önce kendi çevrelerinden başlar! Devrim kendi çocuklarını hamudu ile yutar derler!

Bize parası ile yol açan değil aklı ile hizmet üreten beyinler lazım. Parası onların olsun. Para’dan başka bir işe çalışmayan akılları da kendine kaldın!

Bize bizden insanlar lazım! Gözlerini para hırsı bürümemiş, cepleri boş yürekleri kocaman olanlardan!

Gecenin ayazında inandığı dava uğruna afiş asan, bayraklama yapan. Bir öğünle günü dolduran, işkembesini patlayıncaya kadar doldurmayanlardan!

Ne mi anlatmak istedim?


Yeni başladık! Zaman çok burada kısıtlama da yok!

Hoş dilim de şişti bu işi de özledim! Belki bir gün belki bir günden de yakın!

Anlarsınız!

Hoca Nasrettin gibi testiyi kırmadan önce önlem alalım!
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 2418