• Ana Sayfa
  • »
  • Adalet yürüyüşü, demokrasi gereğidir Rahatsız olanalara !

Adalet yürüyüşü, demokrasi gereğidir Rahatsız olanalara !



Ülkemizde  basın ve yayın organlarının çoğu `kraldan çok kralcıdır`.

Çıkar ve kariyer sağlamak uğruna;  göze girmek, gözde kalmak ve sözde "gazetecilik" adına yapılmayan dalkavukluk kalmamıştır.

Yüce Reis`lerinin gözüne girmek, dikkatini çekmek ve devletin uçağında bir adamlık yer kapmak için yapılmadık dalkavukluk kalmamaktadır.

Tüm basın organları ve başta TV’ler  hükümetin, AKP`nin ve Cumhurbaşkanı’nın söylediklerini başka cümlelerle tekrar eden, onaylayan ve yücelten araçlar haline gelmiştir.

Kesinlikle eminim ki bu durumdan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bile rahatsızdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,  gazetecilere "Gerçekten sizler gerek hükümetimizle gerek şahsımla, ne konuşuyorsam, aynı şeyi konuşmak zorunda değilsiniz" demek zorunda kalmıştır. 

Sonraki süreçte ise  ‘’Yerli ve millî olanın yanında olun gerisi ayrıntıdır’’ demiştir.

Sadece televizyonlar değil Türkiye’de neredeyse bütün Sivil Toplum Kuruluşları iktidar partisinin aparatları haline dönüşmüştür.

İktidarın hoşuna gitmeyen herhangi bir analiz yapan kültür ve sanat adamının bu iktidar döneminde mevcut yerini muhafaza etmesi söz konusu değildir. Spor kulüpleri, iş adamları, meslek kuruluşları, üniversiteler her anlamda iktidar yanlısı davranmak durumunda ve konumundadır.

Referandum sürecinde belediyelerin, vilayetlerin, kaymakam, vali, rektör, yargıç ve din adamlarının ne denli siyasileştiği, AKP`nin propaganda aracı haline geldiği görülmüştür.

Sonuçta partili cumhurbaşkanı, partili hükümet başkanı, partinin genel başkanı aynı kişi olunca yargıyı da bu yapı atayınca `parti devleti`nin bütün unsurları tamamlanmış oldu.

Türkiye`de hem siyaset hem devlet hem de özgürlük, iktidar dışında kalanlar için asimetrik hale gelmiştir.

Kuşkusuz göstermelik demokrasi hâlâ vardır ve seçimler parti devletinin koruması altında yapılmaya devam edecektir.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu`nun ADALET anlayışı, adalet yürüyüyüşü düşüncesi ve sonuçlarını bilmiyoruz tabik ki. Bir yandan "%49`luk Hayır" blokunu devam ettirmek, diğer yandan parti içinde muhaliflerin oluşturduğu gerilimi dağıtmak, öbür yandan da OHAL`lerin, kararname ve yargılamaların oluşturduğu mağdurların sözcüsü olmak üzere Ankara`dan İstanbul`a adalet yürüyüşü başlattı.

Tabi ki her şeye hakim iktidara göre Ülkemizde adalet sorunu yoktur ve bu yürüyüşün gerginlik çıkarmaktan başka amacı yoktur. Hatta ; Cumhurbaşkanı Erdoğan, adalet için yürüyenlere "Bu ülkede adalet var, adaletin pençesinden kurtulamayacaksınız". diye cevap veriyor.

Erdoğan iktidarı yürümeyi, bir anayasal hak olarak değil "hükümetin bir lütfu" olarak görüyor ve sunuyor.

 Erdoğan, adalet yürüyüşünü değerlendirirken bu yürüyüşten "Hem FETÖ ve hem PKK`nın övgüyle bahsettiğinden" söz ediyor.

Daha da vahimi bu yürüyüşe katılan kitleleri "taammüden vatana ihanet suçuna ortak" olmakla itham ediyor.

Erdoğan`ın sözleri Kılıçdaroğlu`nun adalet yürüyüşünün iktidarı ne denli rahatsız ettiğinin delilidir.

Dahası yaşananlar yürüyüşün ne denli etkili olduğunun da göstergesidir.

Adalet yürüyüşü ve demokrasi!

Bu yürüyüşü FETÖ`yle, PKK`yla ya da DHKP-C`yle ilişkilendirip itibarsızlaştırmak ne iktidarın ne de ülkenin yararınadır.

Yürüyüş öncesi başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere iktidar yanlıları konuşur herkes dinlerdi. Sonrasında ise Kılıçdaroğlu da konuşuyor. Medya zorunlu olarak bu yürüyüşten bahsetmek zorunda kalıyor.

Biz yalnız günlük gazeteleri inceledik. Bir gün için gazetelerde 19 adet yürüyüşü konu alan köşe yazısı tespit ettik.

Bu köşe yazılarının yüzde sekseni tahmin edileceği gibi iktidarı övüyor, yürüyüşü yapanları yeriyor.

Televizyondaki tartışma programlarının ise yüzde doksanı yürüyüş ve adalet konuludur.

Konuşan her iktidar yetkilisi, söze adalet yürüyüşünü eleştirmekle başlıyor.

Bu durum adalet yürüyüşünün ülke gündemini belirlediğinin delilidir.

AKP iktidarı döneminde muhalefetin bir sivil itaatsizlik eylemi ilk kez bu kadar etkili bir biçimde tartışılıyor.

Etkili ve yetkili bilumum odakların bu yürüyüşü zorunlu olarak eleştirmesine karşın sonuçta kötü de olsa Kılıçdaroğlu`ndan ve CHP`den söz ediyor.

 

Diğer Yazıları
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 164